Görme duyumuz, yalnızca tam karşımızda odaklandığımız bir noktayı veya okuduğumuz bir metni seçebilmekten ibaret değildir. Araç kullanırken yan aynalardan gelen bir hareketi fark etmemiz, kalabalık bir caddede yürürken insanlara çarpmadan ilerleyebilmemiz veya yerdeki bir engele takılmaktan son anda kurtulmamız, tamamen "çevresel (periferik) görme alanımızın" genişliğine ve sağlığına bağlıdır. Ancak bazı göz ve beyin hastalıkları, bu geniş görsel uzayı dışarıdan içeriye doğru sessizce, hastaya hiçbir ağrı veya bulanıklık hissettirmeden daraltır. Hastalar, genellikle dünyayı adeta bir "anahtar deliğinden" veya "at gözlüğünden" izlemeye başladıkları son evreye gelene kadar bu hücresel kayıpların farkına varamazlar.
Görme alanı, başımızı ve gözlerimizi hiç hareket ettirmeden, tam karşıda sabit bir noktaya bakarken sağda, solda, yukarıda ve aşağıda algılayabildiğimiz üç boyutlu, geniş uzaysal alandır. Normal ve sağlıklı bir insan gözü, tek başına yatay eksende yaklaşık 160 derece, dikey eksende ise 120 derecelik muazzam bir alanı tarayabilir.
Ancak görme sinirinde (optik sinir) bir hasar oluştuğunda, bu alanda "Kör Noktalar (Skotomlar)" oluşmaya başlar. İşin en tehlikeli yanı şudur: İnsan beyni, muazzam bir "tamamlama ve illüzyon" yeteneğine sahiptir. Görme alanınızın bir köşesinde hücreler ölse ve orada bir kör nokta oluşsa bile, beyniniz o boşluğu çevredeki renklere ve dokulara bakarak "tahmini olarak" doldurur. Yani siz orada siyah bir leke görmezsiniz; sadece oradaki hareketi veya nesneyi algılayamazsınız. İşte bu nedenle, beynin bu kusursuz illüzyonunu kırıp gerçek hasarı ortaya çıkaracak tek yöntem, tamamen objektif ve milimetrik ölçüm yapan Bilgisayarlı Görme Alanı testidir.
Görme alanı testi, herhangi bir damla damlatılmasını, iğne yapılmasını veya göze cihazla dokunulmasını gerektirmeyen, tamamen ağrısız ve karanlık bir odada gerçekleştirilen interaktif bir ölçüm sürecidir. Bu test, hastanın aktif katılımını ve dikkatini gerektirir.
Adım Adım Test Aşamaları:
Bu cihaz, oftalmoloji ve nöroloji dünyasının ortaklaşa kullandığı en kritik haritalama aracıdır. Kliniğimizde özellikle şu hastalık gruplarının teşhisinde ve tedavisinin yönlendirilmesinde vazgeçilmezdir:
1. Glokom (Göz Tansiyonu) - Sessiz Hırsızın Ayak İzleri: Dünyada kalıcı körlüğün en büyük ikinci nedeni olan Glokom, göz içindeki sıvı basıncının artarak görme sinirini ezmesi durumudur. Glokom, hastanın görmesini merkezden değil, en dış çevreden (periferden) içeriye doğru yavaş yavaş çalar. OCT cihazı sinirdeki incelmeyi gösterirken, Görme Alanı Testi bu incelmenin hastanın hayatına nasıl yansıdığını, görüşünün ne kadar daraldığını kanıtlar. Glokomun evrelendirilmesinde (başlangıç, orta, ileri) ve uygulanan damla tedavilerinin/lazerlerin işe yarayıp yaramadığının takibinde yegane rehberdir.
2. Nörolojik Hastalıklar ve Beyin Tümörleri: Gözümüzün ürettiği görüntüler, optik sinirler aracılığıyla beynin en arkasına kadar uzun bir yolculuk yapar. Bu yolculuk sırasında beynin içinde (örneğin Hipofiz Bezi bölgesinde) büyüyen bir kitle veya tümör, görme sinirlerine baskı yapabilir. Görme alanı testi, nörolojik yollardaki bu baskıyı, çok tipik "yarım körlük (Hemianopsi)" veya "çeyrek körlük (Kuadrantanopsi)" grafiklerine dökerek tespit eder. Bazen bir beyin tümörü veya MS (Multipl Skleroz) plağı, MR (Emar) çekilmeden aylar önce sadece bir görme alanı testi ile, hasarın şeklinden yola çıkılarak nokta atışı tespit edilebilir.
3. Retinitis Pigmentosa (Tavuk Karası) ve Genetik Distrofiler: Hücresel ölümlerin çevreden merkeze doğru ilerlediği, hastaların gece körlüğü yaşadığı ve zamanla görüşlerinin bir "boru veya tünel" içinden bakıyormuşçasına (Tünel Vizyonu) daraldığı genetik hastalıklardır. Test, hastanın elinde kalan fonksiyonel görüş alanının yüzdesini net bir şekilde belirler. Yasal körlük sınırlarının ve maluliyetin tespitinde yasal bir kanıttır.
4. İlaç Toksisitesi Taramaları: Romatizma veya Lupus tedavisinde kullanılan bazı ilaçların (Plaquenil vb.) sarı noktada yarattığı toksik (zehirleyici) etkileri erken safhada, "santral skotom" adı verilen merkezi kör noktalar şeklinde yakalamak için rutin olarak uygulanır.
Siz farkında bile olmadan dünyanızı daraltan sinsi hastalıkların, hayatınızın vizyonunu çalmasına izin vermeyin. Görsel uzayınızın sınırlarını milimetrik olarak haritalandırmak, en ufak bir hücre kaybını dahi ileri teknolojiyle yakalamak ve VIP standartlardan faydalanmak için Uzman Dr. Ayşe Öner Kliniği’nin hasta koordinasyon birimiyle hemen iletişime geçin. Tam ve özgür bir görüş, sınırları görebilmekle başlar.
İşlem için hiçbir damla, uyuşturma veya iğneye gerek yoktur. Tamamen interaktif ve ağrısız bir testtir. Karanlık bir odada yarım küre şeklinde bir çanağa bakarsınız. Gözünüzü merkezdeki sarı ışıktan hiç ayırmadan, çevreden (sağdan, soldan, yukarıdan) yanıp sönen küçük ışıkları gördükçe elinizdeki butona basarsınız. Siz merkeze bakarken, cihaz sizin çevresel görüşünüzde (yan açılarda) gizlice oluşan kör noktaları milimetrik olarak haritalar.
Göz tansiyonunuzun (basıncınızın) ölçülmesi ayrı, bu basıncın görme sinirinizi ne kadar öldürdüğünün tespiti ayrıdır. Glokom, hastanın görmesini dışarıdan içeriye doğru sinsice daraltarak çalan bir hırsızdır. Tansiyonunuz damlalarla normal (15-16) görünse bile, eğer "Görme Alanı" testinde kör noktalarınız giderek büyüyorsa hastalık durmamış, sinir hasarı devam ediyor demektir. Hastalığın gerçek ilerleyişini ve doktorunuzun lazer/ameliyat kararını sadece bu test belirler.
Görme alanı testi tamamen hastanın dikkati ve talimatları doğru anlaması üzerine kuruludur. Kendi dilini konuşmayan bir ülkede bu testi yaptıran hastalar strese girerek yanlış teşhisler alabilir. Kliniğimiz bu riski sıfıra indirir. Test odasının içinde, sizin ana dilinizi ana dili gibi akıcı konuşan özel sağlık asistanlarımız bulunur. Sizinle birlikte odaya girer, nereye bakacağınızı, gözünüzü ne zaman kırpabileceğinizi size eksiksiz anlatır ve tüm testi güven içinde, yüksek doğruluk (kredibilite) oranıyla tamamlamanızı sağlar.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.