Gözümüzün iç yüzeyini kaplayan ve görme sinyallerini beyne ileten retina tabakası, kusursuz bir kan dolaşım ağına sahiptir. Ancak ilerleyen yaş, genetik faktörler veya diyabet (şeker hastalığı) gibi sistemik sorunlar nedeniyle bu damar ağı hastalandığında, göz içinde istenmeyen, sızıntı yapan ve kanamaya meyilli yeni damarlar oluşmaya başlar. Günümüzden yirmi yıl öncesine kadar "kesin körlük" ile sonuçlanan bu yıkıcı süreç, tıp dünyasının en büyük buluşlarından biri olan Göz İçi Enjeksiyonlar (Anti-VEGF Tedavileri) sayesinde artık başarıyla durdurulabilmektedir.
Vücudumuzda dokuların oksijensiz kaldığını hissettiğinde yeni kan damarları oluşturmak üzere salgılanan "Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü (VEGF)" adında özel bir protein bulunur. Normal şartlarda faydalı olan bu protein, göz hastalıklarında kontrolden çıkarak aşırı miktarda üretilir. Bu aşırı üretim, retinanın altında son derece zayıf, kırılgan ve anormal yeni damarların (neovaskülarizasyon) oluşmasına neden olur. Bu çürük damarlar sürekli olarak göz içine kanar ve sıvı sızdırarak (ödem) görme merkezini (makulayı) adeta boğar.
Anti-VEGF (VEGF Karşıtı) ilaçlar, adından da anlaşılacağı gibi, bu zararlı proteini bloke eden ve etkisiz hale getiren akıllı moleküllerdir. Göz içine milimetrik dozlarda enjekte edilen bu ilaçlar; anormal damar oluşumunu hızla durdurur, mevcut kanamaların kurumasını sağlar ve makuladaki ödemi (şişliği) indirerek hastanın görme seviyesini korur, hatta ciddi oranda artırır.
Kliniğimizde, hücresel düzeyde kanama ve ödemle seyreden ve acil müdahale gerektiren şu üç temel hastalık grubunda göz içi enjeksiyonlar hayat kurtarıcı olarak uygulanmaktadır:
Birçok hasta "gözün içine iğne yapılması" fikrinden haklı olarak büyük bir endişe duyar. Ancak kliniğimizde uygulanan göz içi enjeksiyon işlemi, bir kan aldırma işleminden bile çok daha konforlu, tamamen ağrısız ve sadece saniyeler süren bir poliklinik/müdahale odası pratiğidir.
Adım Adım Enjeksiyon Süreci:
Göz içi enjeksiyonları tek seferlik bir "mucize iğne" değildir. Kronik hastalıkların kontrolünde bir yönetim sürecidir. Genellikle ilk etapta, hastalığın şiddetini kırmak için 1'er ay arayla art arda 3 enjeksiyonluk bir "Yükleme Dozu" uygulanır.
Sonrasındaki süreçte (İdame Fazı), hastanın göz arkasının OCT (Optik Koherens Tomografi) cihazıyla verdiği yanıta göre enjeksiyon aralıkları açılır (örneğin 2 ayda, 3 ayda veya 4 ayda bir). Kliniğimizde, hastanın kliniğe geliş gidiş yükünü en aza indiren en modern tedavi protokolü olan "Treat and Extend" (Tedavi Et ve Aralığı Uzat) yaklaşımı benimsenmektedir.
Gözlerinizdeki sızıntının dünyanızı karartmasına, bürokratik sağlık kuyruklarının ışığınızı çalmasına izin vermeyin. Görme merkezinizi en güncel moleküllerle koruma altına almak, anında müdahale konforunu yaşamak ve VIP bir süreç geçirmek için hasta koordinasyon birimimizle derhal iletişime geçin. Kurtarılacak her vizyon, paha biçilemezdir.
"Göze iğne yapılması" fikrinin kulağa ne kadar ürkütücü geldiğini çok iyi biliyoruz, ancak bu işlem sanılanın aksine tamamen ağrısız ve sadece birkaç saniye süren çok konforlu bir müdahaledir. İşlem için narkoz verilmez, gözünüz sadece özel uyuşturucu damlalarla hissizleştirilir. Dr. Ayşe Öner’in tecrübeli ve hafif elleriyle, saç telinden bile ince mikro-iğneler kullanılarak yapılan bu enjeksiyon sırasında hiçbir acı hissetmezsiniz, sadece gözünüzde çok hafif bir baskı hissi oluşur.
Anti-VEGF enjeksiyonları (akıllı moleküller); Yaş Tip Sarı Nokta Hastalığı, Diyabetik Makula Ödemi (şekere bağlı göz kanaması) ve Retina Damar Tıkanıklıklarında gözün içine sızan sıvıyı ve kanamayı mucizevi bir hızla kurutur. Ancak bu hastalıklar kroniktir. Genellikle tek bir iğne yeterli olmaz; başlangıçta ayda bir kez olmak üzere peş peşe 3 dozluk bir "yükleme tedavisi" uygulanır. Sonrasında ise OCT (Optik Biyopsi) haritalarınızın sonucuna göre iğne aralıkları açılarak tedavinize devam edilir.
Göz içi enjeksiyon işlemleri kliniğimizin üst düzey sterilizasyon şartlarına sahip özel müdahale odalarında "sıfır bekleme süresiyle" uygulanır. Türkiye'ye geldiğiniz gün damlasız OCT çekiminiz yapılır ve hemen ardından ağrısız enjeksiyonunuz gerçekleştirilir. İşlemden sonra gözünüz kapatılmaz, sadece koruyucu damlalar kullanırsınız. Enjeksiyondan hemen sonra uçağınıza güvenle binebilir veya VIP asistanlarımızın koordine ettiği lüks otelinize dönerek Türkiye seyahatinizin keyfini çıkarabilirsiniz. Seyahat özgürlüğünüzde hiçbir kısıtlama olmaz.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.