Dünyaya gözlerini yeni açan bir bebeğin, anne ve babasıyla kurduğu ilk, en anlamlı ve en güçlü bağ şüphesiz ki görsel temastır. Bebeğin çevresindeki ışığa, renklere ve yüzlere tepki vermesi, sağlıklı bir gelişimin en temel göstergelerinden biridir. Ancak, kalıtsal genetik faktörler bazen bu mucizevi süreci sekteye uğratabilir. Doğumda veya yaşamın ilk birkaç ayında kendini gösteren, ağır görme kaybı veya tam körlükle sonuçlanan Leber Konjenital Amorzis (LCA), hem bebek hem de aile için zorlu ancak tıbbın son yıllarda üzerinde en büyük devrimleri gerçekleştirdiği genetik bir retina hastalığıdır. Göz Hastalıkları Uzmanı Ayşe Öner ve pediatrik genetik göz hastalıkları konusunda uzmanlaşmış vizyoner klinik ekibi olarak, bu nadir hastalığın teşhisinde ve yönetiminde dünya standartlarında hizmet veriyoruz.
Leber Konjenital Amorzis (LCA), ilk kez 1869 yılında Dr. Theodor Leber tarafından tanımlanan, çocukluk çağında görülen doğuştan (konjenital) körlüğün en yaygın genetik nedenlerinden biridir. Retinanın (gözün arka kısmındaki ışığa duyarlı sinir tabakası) işlevini doğumdan itibaren yerine getirememesine neden olan, şiddetli ve erken başlangıçlı bir kalıtsal retina distrofileri grubudur.
Sağlıklı bir gözde, retina üzerinde ışığı ve renkleri algılayan çubuk (rod) ve koni (cone) adı verilen milyonlarca fotoreseptör hücresi bulunur. LCA hastası bebeklerde, genetik bir kodlama hatası nedeniyle bu ışık algılayıcı hücreler ya yapısal olarak hatalı gelişir ya da doğumdan kısa bir süre sonra hızla dejenere olarak fonksiyonlarını kaybederler. Bu durum, gözün ışık sinyallerini beyne iletmesini engeller ve bebek, dış dünyayı görsel olarak algılama yetisinden mahrum kalır. Hastalık ilerleyici (dejeneratif) bir karakter taşıyabilse de, hasarın en büyük kısmı yaşamın ilk aylarında çoktan gerçekleşmiş olur.
Leber Konjenital Amorzis, tamamen kalıtsal (genetik) bir hastalıktır. Günümüz itibarıyla, retinanın sağlıklı gelişimi ve fonksiyonu için kritik öneme sahip en az 25 farklı gende meydana gelen mutasyonların (hataların) LCA'ya neden olduğu tespit edilmiştir. En sık karşılaşılan gen mutasyonları arasında CEP290, CRB1, GUCY2D ve RPE65 genleri bulunmaktadır.
LCA, vakaların neredeyse tamamında Otozomal Resesif (Çekinik) yolla kalıtılır. Bu durum şu şekilde gerçekleşir:
Hastalığın nedeninin genetik olması, kesin tanının laboratuvar ortamında DNA analizi ile konulmasını zorunlu kılar.
LCA, kendini genellikle yaşamın ilk birkaç ayında çok çarpıcı klinik belirtilerle gösterir. Aileler ve çocuk doktorları, bebeğin görsel gelişimindeki anormallikleri hızla fark edebilir. En karakteristik belirtiler şunlardır:
Doğuştan körlük teşhisi, multidisipliner bir yaklaşım ve yüksek teknoloji gerektirir. Dr. Ayşe Öner kliniğinde, uluslararası hastalarımız için dünyanın en gelişmiş tanı protokolleri uygulanmaktadır:
Tıp dünyasında kalıtsal göz hastalıklarına yönelik en büyük devrim, Leber Konjenital Amorzis hastalığında yaşanmıştır. Geçmişte sadece destekleyici rehabilitasyon sunulabilirken, bugün gen tedavileri ile bazı LCA türlerinde hastaların görme yetisi önemli ölçüde geri kazandırılmaktadır.
RPE65 Mutasyonu ve Luxturna Devrimi: Eğer genetik test sonucunda hastalığın RPE65 genindeki mutasyondan kaynaklandığı tespit edilirse (LCA hastalarının yaklaşık %5-10'u), FDA ve EMA onaylı gen tedavisi ilacı olan Luxturna (Voretigene neparvovec) devreye girer. Mikroskobik cerrahi ile retina altına enjekte edilen bu ilaç, hücrelere sağlıklı genin kopyasını taşır. Tedavi sonrası hastaların ışık duyarlılıkları, gece görüşleri ve bağımsız hareket etme kabiliyetleri dramatik ve mucizevi bir şekilde artar.
Diğer Genler İçin Süren Çalışmalar (CRISPR): RPE65 dışındaki genler (örneğin CEP290) için de tüm dünyada gen düzenleme teknolojisi olan CRISPR-Cas9 ve özel RNA tedavileri (Antisense Oligonükleotidler) ile ilgili umut verici klinik (Faz) çalışmaları tüm hızıyla sürmektedir. Uzman Dr. Ayşe Öner, bu küresel gelişmeleri anlık olarak takip etmekte ve genetik profili uygun olan hastalarımızı bu yeni nesil tedavilerle buluşturmak için uluslararası bir köprü görevi görmektedir.
Bebeğinize LCA gibi ciddi ve genetik bir tanı konulması, aileler için psikolojik olarak son derece yıpratıcı bir süreçtir. Kendi ülkelerindeki sağlık sistemlerinde ileri genetik testler veya uzman pediatrik retina cerrahları için aylar, bazen yıllarca sıra beklemek zorunda kalan aileler için zaman, en büyük düşmandır.
Kliniğimiz, sağlık turizmi hastalarına tıbbi bir merkezden çok daha fazlasını, tam kapsamlı bir "şifa yolculuğu" sunar:
Karanlık, genetik bir kader olmak zorunda değildir. Çocuğunuzun genlerindeki şifreyi çözmek, günümüz tıp dünyasının sunduğu en ileri gen tedavisi ufuklarına erişmek ve aydınlık bir geleceğe adım atmak için iletişime geçebilirsiniz.
LCA, bebeklik çağında, genellikle doğumdan sonraki ilk aylarda ortaya çıkan, retinanın elektriksel fonksiyonlarını ciddi şekilde bozan nadir ve şiddetli bir kalıtsal göz hastalığıdır. Bebeğin nesneleri takip edememesi, gözlerini sürekli ovalaması (okülo-dijital refleks) ve gözlerde kontrolsüz titremeler (nistagmus) en büyük belirtileridir. Klasik göz muayeneleri bu hastalıkta genellikle "normal" çıkar, bu yüzden gözden kaçabilir.
Hayır, klasik mikroskop muayenesi LCA teşhisi için asla yeterli değildir. Göz anatomisi sağlam görünse bile hücreler elektrik üretemiyor olabilir. Bu hastalığın kesin teşhisi, sadece bebeklere uygulanan ERG (Elektroretinografi) testi ile konulabilir. Kliniğimizde bu üst düzey test, iğnesiz ve bebeğe zarar vermeyen özel sensörlerle uzman hekimler eşliğinde güvenle gerçekleştirilmektedir.
Evet. LCA'nın belirli genetik alt tipleri (özellikle RPE65 mutasyonu), tıp dünyasının ilk onaylı gen tedavisi olan "Luxturna" ilacı ile tedavi edilebilmektedir. Uluslararası hastalarımız kliniğimize başvurduğunda; bebeğin genetik haritalaması, FAF (hücre canlılığı) ve ERG (elektrik iletimi) testleri VIP standartlarda aynı gün içinde tamamlanarak, bebeğin gen tedavisine uygunluk raporu eksiksiz olarak hazırlanır ve tedavi sürecine köprü olunur.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.