Gözlerimiz, vücudumuzun dış dünyaya açılan en hassas ve mucizevi pencereleridir. Ne var ki, genetik faktörler, ilerleyen yaş veya çeşitli çevresel etkenler nedeniyle gözün görmeyi sağlayan temel sinir hücreleri zamanla hasar görebilir ve geri dönüşümsüz kayıplar yaşanabilir. Yıllar boyunca tıp dünyasında "tedavisi imkansız" olarak nitelendirilen birçok kalıtsal ve dejeneratif retina hastalığı, günümüzde "Rejeneratif (Yenileyici) Tıp" alanındaki devrim niteliğindeki gelişmeler sayesinde yeni bir umut ışığına kavuşmuştur. Bu devrimin en güçlü temsilcisi ise Kök Hücre Tedavisi uygulamalarıdır.
Kök hücreler, insan vücudunun temel yapı taşları, "ana" hücreleridir. Vücudumuzdaki diğer tüm özelleşmiş hücrelerin (kalp kası, beyin siniri veya retina hücresi gibi) kökenini oluştururlar. Kök hücrelerin tıp dünyasını heyecanlandıran iki benzersiz ve mucizevi özelliği vardır: Birincisi, sınırsız bir şekilde bölünerek kendi kendilerini yenileyebilmeleri; ikincisi ise uygun ortamı bulduklarında vücudun ihtiyaç duyduğu hasarlı hücre tiplerine dönüşebilme potansiyelleridir.
Göz hastalıklarında uygulanan kök hücre tedavisi, laboratuvar ortamında özel olarak üretilen, çoğaltılan ve saflaştırılan bu akıllı hücrelerin, görme kaybına neden olan hasarlı göz dokularına (özellikle retina ve optik sinir bölgesine) güvenli yöntemlerle enjekte edilmesi işlemidir. Tedavinin temel amacı, ölmüş hücreleri tamamen diriltmekten ziyade, "uykuya dalmış", hasar görmüş ancak henüz ölmemiş hücreleri onarmak, canlandırmak ve hastalığın ilerleyişini hücresel boyutta durdurmaktır.
Kök hücre tedavisi, her göz hastalığı için uygun bir yöntem değildir. Özellikle sinir hücrelerinin (fotoreseptörlerin ve optik sinirin) hasar gördüğü, dejeneratif ve kalıtsal hastalıklarda en yüksek potansiyeli gösterir. Kliniğimizde kök hücre uygulamasının değerlendirildiği başlıca hastalıklar şunlardır:
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Öner’in uygulamalarında temel alınan bilimsel mekanizma, "Parakrin Etki" ve "Nöroproteksiyon" (Sinir Koruması) prensiplerine dayanır. Göz içine veya çevresine enjekte edilen kök hücreler, doğrudan gidip yeni bir göz siniri hücresine dönüşmekten ziyade, adeta birer mikroskobik eczane veya tamirci gibi çalışırlar:
Kliniğimizde, Sağlık Bakanlığı onaylı, uluslararası GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarına sahip, en üst düzey teknolojiye sahip hücre ve doku laboratuvarlarından temin edilen "Göbek Kordonu Kökenli Mezenkimal Kök Hücreler" (Wharton Jeli) kullanılmaktadır. Bu hücreler, yenilenme kapasitesi en yüksek, genç ve bağışıklık sistemi tarafından reddedilme riski (doku uyuşmazlığı) sıfıra yakın olan hücrelerdir. Hastanın kendi yağından veya kemik iliğinden hücre alınması gibi cerrahi bir ön işleme gerek kalmaz.
İşlem Süreci: Kök hücre tedavisi büyük bir açık ameliyat değildir. Uygulama, steril ameliyathane koşullarında, uzman hekimin kararına göre lokal anestezi (damla anestezi) veya hafif sedasyon altında, tamamen ağrısız bir şekilde gerçekleştirilir. Hastanın hastalığına ve hasarın yerine göre hücreler göz dışı zarının altına (Subtenon enjeksiyon) veya doğrudan göz içine (İntravitreal enjeksiyon) milimetrik olarak uygulanır. İşlem sadece 15-20 dakika sürer. Hastalarımız aynı gün içerisinde gözü bandajlı bir şekilde taburcu edilir ve günlük yaşamlarına hızla dönebilirler.
Kök hücre tedavisi, tıp dünyasının en büyük umutlarından biri olsa da, hastalarımızın beklentilerinin bilimsel ve etik temellere dayanması en büyük önceliğimizdir. Kök hücre tedavisi, tamamen kör olmuş ve sinir dokusu %100 oranında ölmüş bir gözü "sıfırdan yaratıp" %100 görme sağlayan sihirli bir değnek değildir. Ancak doğru hastaya, doğru zamanda uygulandığında:
Kök hücre uygulaması, hücresel biyolojiyi, ileri düzey retina uzmanlığını ve yasal/etik uluslararası standartları bir araya getiren son derece niş bir alandır.
Hücrelerinizdeki yaşamsal potansiyeli yeniden uyandırmak, genetik veya dejeneratif hastalıkların gözlerinize çektiği perdeyi en ileri teknolojiyle aralamak ve hayatınıza yeni bir vizyon katmak için kliniğimizle derhal iletişime geçebilirsiniz.
Kök hücre tedavisi günümüzde körlüğü bir günde tamamen ortadan kaldıran sihirli bir değnek değil, olağanüstü bir "hücresel onarım ve koruma" stratejisidir. Tamamen ölmüş ve yara izine (skara) dönüşmüş dokuları yeniden yaratmaz. Ancak; hastalık (örneğin Tavuk Karası veya Sarı Nokta) nedeniyle hasar görmüş, fonksiyonunu kaybetmiş ve "ölmek üzere olan uyku halindeki" hücreleri, salgıladığı büyüme faktörleriyle yeniden canlandırır. Hastalığın ilerleyişini durdurmak ve mevcut görme alanını fonksiyonel olarak genişletmek için dünyadaki en umut verici tedavidir.
Uygulama son derece konforlu ve minimal invazivdir (kesisizdir). Hastanın kendi vücudundan (yağ veya kemik iliği) elde edilen veya Sağlık Bakanlığı onaylı hücre bankalarından getirilen özel kök hücreler, kliniğimizin üst düzey steril koşullarında hazırlanır. İşlem büyük bir ameliyat değildir; lokal damla anestezisi altında, gözün çevresindeki dokuya (subtenon) veya direkt göz içine (intravitreal) son derece ince iğnelerle enjekte edilir. İşlem tamamen ağrısızdır ve dakikalar içinde tamamlanır.
Kök hücre uygulamaları üst düzey bir organizasyon gerektirir. Kliniğimize ulaştığınız gün, hücrelerinizin bu tedaviye uygunluğu FAF ve OCT cihazlarıyla sıfır bekleme süresiyle haritalandırılır. Sizin için özel olarak hazırlanan kök hücrelerin gözünüze nakli, JCI akreditasyonlu merkezlerimizde VIP konforunda gerçekleştirilir. Operasyon sonrası lüks otelinizde dinlenmeniz ve tüm transferleriniz asistanlarımızca organize edilir, ertesi gün günlük yaşantınıza dönerek uçağınıza güvenle binebilirsiniz.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.