Tıp teknolojisinin son yarım yüzyılda göz sağlığı alanına sunduğu en büyük armağanlardan biri, şüphesiz ışığın odaklanmış ve muazzam bir enerjiye dönüştürülmüş hali olan lazer teknolojisidir. Gözün yapısı gereği ışığı doğrudan içeri alabilen saydam bir organ olması, göz hastalıklarının tedavisinde lazeri "neştersiz, iğnesiz ve kanamasız" kusursuz bir cerrahi araca dönüştürmüştür.
Halk arasında "göze lazer yapılması" denildiğinde genellikle sadece gözlüklerden kurtulmak için yapılan işlemler (Excimer Lazer / LASIK) akla gelir. Oysa ki göz hastalıklarında lazer, bundan çok daha derin, bazen doğrudan "körlüğü engelleyen" hayati bir tedavi yöntemidir. Özel dalga boylarındaki bu yoğunlaştırılmış ışık demetleri, gözün ulaşılamaz arka dokularına saniyeler içinde müdahale etme, kanayan damarları mühürleme, yırtıkları lehimleme ve hücreleri onarma gücüne sahiptir.
Kliniğimizde, hastanın teşhisine göre tamamen farklı mekanizmalarla çalışan, özel amaçlı "Terapötik (Tedavi Edici) Lazer" cihazları kullanılmaktadır.
Uluslararası standartlarda donatılmış kliniğimizde uygulanan başlıca lazer tedavi yöntemleri ve kullanım alanları şunlardır:
Gözün arka tabakası olan retinadaki sorunları tedavi etmek için kullanılan altın standarttır. Lazerin ısıl enerjisi kullanılarak hastalıklı dokularda mikroskobik yanıklar (mühürlemeler) oluşturulur.
Açık açılı Glokom (Göz Tansiyonu) tedavisinde devrim yaratan, dokuya zarar vermeyen "soğuk" bir lazer türüdür. Göz içi sıvısının dışarı atıldığı ancak tıkanmış olan trabeküler ağ bölgesine uygulanır. Lazer atışları, bu bölgedeki hücreleri hücresel düzeyde uyararak temizlik mekanizmalarını harekete geçirir. Sıvının dışarı akışı rahatlar ve göz tansiyonu güvenli seviyelere düşer. Hastayı damla bağımlılığından kurtarabilen ağrısız bir yöntemdir.
Lazer tedavileri büyük ameliyathanelerde değil, özel lazer müdahale odalarında poliklinik şartlarında yapılan son derece konforlu işlemlerdir:
Göz sağlığınızı bürokratik gecikmelere teslim etmeyin. Retina yırtıklarını veya hastalıklarını, ışığın iyileştirici gücü ve ileri lazer teknolojisiyle saniyeler içinde durdurmak ve VIP bir süreç yaşamak için Uzman Dr. Ayşe Öner Kliniği’nin hasta koordinasyon birimiyle derhal iletişime geçin. Gözünüzdeki ışığı birlikte koruyalım.
Geçmişte kullanılan eski tip lazerler dokularda ciddi hasarlar bırakabiliyordu. Ancak günümüzde kliniğimizde uygulanan "Argon Lazer" ve "Mikropulse (Soğuk) Lazer" gibi ileri teknolojiler nokta atışı çalışır. Lazer işlemi sağlam görme hücrelerinizi yakmaz; sadece kanama yapan hastalıklı damarları mühürler veya retina yırtıklarının etrafını lehimleyerek (yapıştırarak) dekolman adı verilen kör edici krizlerin önüne geçer. Gözünüzü kör etmek için değil, tam aksine mevcut görmenizi korumak için yapılan en güvenli koruyucu duvardır.
Lazer tedavileri bir "ameliyat" değildir, bu nedenle ameliyathaneye girmeniz, giyinip soyunmanız veya narkoz almanız gerekmez. İşlem, tamamen poliklinik şartlarında gerçekleşir. Göz bebeğiniz bir damla ile hafifçe büyütülür, ardından normal göz muayenesi olur gibi cihazın önüne çenenizi yaslarsınız. İşlem sırasında doktorunuzun yönlendirdiği ışıklara bakarsınız ve sadece küçük flaş patlamaları görürsünüz. Hastalığın boyutuna göre 5 ila 15 dakika arasında süren, acısız bir işlemdir.
Göz lazeri sırasında hastanın doğru yere bakması ve doktorla uyumu çok önemlidir. Kliniğimizin uluslararası hastalar için sunduğu VIP hizmet modeli tam olarak bu endişeyi ortadan kaldırır. Lazer odasında Dr. Ayşe Öner'in hemen yanında, ana dilinizi kusursuz bir medikal terminolojiyle konuşan asistanlarımız bulunur. Nereye bakmanız gerektiği, gözünüzü ne zaman kırpabileceğiniz size saniyesi saniyesine kendi dilinizde çevrilir. Bu stressiz ve güvenli ortamda işleminiz kusursuzca tamamlanır ve aynı gün kliniğimizden yürüyerek ayrılırsınız.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.