Göz sağlığında görme kayıplarını engellemek ve mevcut görme yetisini korumak, tıp dünyasının en büyük hedeflerinden biridir. Yıllar boyunca, özellikle hücresel yaşlanma ve yıkımla seyreden bazı retina hastalıkları "tedavisi olmayan, ilerlemesi durdurulamayan" durumlar olarak kabul edilmiştir. Ancak günümüzde, ışığın iyileştirici gücünü hücrenin tam kalbine ulaştıran fotobiyomodülasyon teknolojisi, bu karamsar tabloyu tamamen değiştirmiştir. Tıbbın ve mühendisliğin kusursuz birleşimi olan Valeda Işın Tedavisi (Işık İletim Sistemi), hücreleri hücresel düzeyde uyararak iyileşmeyi tetikleyen, tamamen ağrısız ve devrim niteliğinde bir yeniliktir. Göz Hastalıkları Uzmanı Ayşe Öner ve dünyadaki oftalmolojik gelişmeleri eşzamanlı olarak takip eden donanımlı klinik ekibi olarak, dünyada CE onayı alan bu ilk ve tek ışık tedavisini hastalarımızın hizmetine sunuyoruz.
Tıp literatüründe "Fotobiyomodülasyon (PBM)" olarak adlandırılan Valeda Işın Tedavisi, çok spesifik ve özenle seçilmiş dalga boylarındaki ışıkların (sarı, kırmızı ve yakın kızılötesi), gözün arka tabakasındaki (retina) hasarlı hücreleri iyileştirmek amacıyla kullanılması işlemidir.
Bu teknolojinin kökeni, NASA'nın uzaydaki astronotların yaralarını iyileştirmek ve bitki büyümesini desteklemek için geliştirdiği ışık araştırmalarına kadar uzanmaktadır. Işığın doğru dalga boyunda, doğru dozda ve doğru hedefe yönlendirilmesiyle, insan vücudundaki hücrelerin biyokimyasal olarak uyarılabileceği keşfedilmiştir. Valeda Işın Tedavisi, bu ilkeyi doğrudan gözün görme merkezine (makulaya) uygulayan, tıbbi onaya sahip ilk ve tek cihazlı tedavi sistemidir. İğne, lazer yanığı, kesi veya göz içine herhangi bir kimyasal madde enjeksiyonu içermez; tamamen invaziv olmayan (vücut bütünlüğünü bozmayan), dışarıdan uygulanan son derece güvenli bir teknolojidir.
Gözümüzün keskin görmesinden sorumlu olan makula (sarı nokta) bölgesindeki hücrelerin çok yüksek bir enerji ihtiyacı vardır. Hastalık, yaşlanma veya genetik faktörlerle bu hücreler zayıfladığında, enerji üretemez hale gelirler ve hücre içinde toksik (zararlı) atıklar birikmeye başlar.
Valeda Işın Tedavisi, hücrenin enerji santrali olan "Mitokondri" organelini doğrudan hedef alır:
Enerjiyle dolan, oksijenlenen ve iltihabı azalan retina hücreleri; kendilerini yenilemeye, birikmiş hücresel çöpleri temizlemeye ve fonksiyonlarını geri kazanmaya başlarlar.
Valeda Işın Tedavisi, özellikle dünyada milyonlarca insanı etkileyen ve düne kadar "sadece vitamin takviyesi ile takip edilebilen" bir hastalık grubu için bir milat kabul edilmektedir. Kliniğimizde bu ileri teknolojinin uygulandığı temel durumlar şunlardır:
Valeda Işın Tedavisi, hastalarımız açısından dünyanın en konforlu, en stressiz ve yan etkisiz tıbbi müdahalelerinden biridir. Cerrahi bir operasyon değildir, herhangi bir ameliyathane hazırlığı gerektirmez.
Seansların İşleyişi:
Uluslararası saygınlığı olan klinik deneylerin (örneğin LIGHTSITE çalışmaları) ortaya koyduğu bilimsel gerçeklere göre, Valeda Işın Tedavisi alan hastalar şu iyileşmeleri deneyimlemektedir:
Yaşa veya genetiğe bağlı hücre kayıplarının dünyanızı karartmasına izin vermeyin. Fotobiyomodülasyonun (ışığın) mucizevi gücüyle hücrelerinizi yeniden canlandırmak, yan etkisiz, ağrısız ve VIP konforunda benzersiz bir deneyimi yaşamak için Uzman Dr. Ayşe Öner Kliniği'nin hasta danışmanlarıyla hemen iletişime geçin. Aydınlık günlere açılan pencereniz sizi bekliyor.
Yıllar boyunca "çaresi yok" denilen Kuru Tip Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda dünyadaki ilk ve tek onaylı tedavidir. Tedavi, fotobiyomodülasyon prensibiyle çalışır. Valeda cihazı, hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilere belirli dalga boylarında (sarı, kırmızı ve yakın kızılötesi) soğuk ışık gönderir. Bu özel ışıklar, hücrenin enerjisini artırır, makulada biriken zararlı atıkların (drusen) temizlenmesini hızlandırır ve hücrelerin ölmesini (atrofiyi) hücresel düzeyde durdurur.
Hastaların en çok korktuğu "lazerle gözün yanması" endişesi bu tedavide tamamen yersizdir. Valeda, dokuyu yakan termal bir lazer değildir; soğuk ışıktır. Tedavi sırasında koltuğa oturur ve cihazın önünde gözlerinizi açık tutarsınız. Cihazdan gelen sarı ve kırmızı renkli ışıkları izlersiniz. İşlem seans başına sadece 5 dakika sürer. Göz bebeği büyütülmez, acı yoktur ve işlem biter bitmez kendi aracınızı bile kullanıp gidebilirsiniz. Göz için bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
Klinik protokolü gereği tedavi, 3 ila 4 haftaya yayılan ve haftada 3 gün uygulanan toplam 9 seanslık bir paket olarak planlanır. Farklı ülkelerden şifa arayışıyla gelen hastalarımız için asistanlarımız bu 3 haftalık süreyi konforlu bir VIP kampına çevirir. Lüks otelinizden kliniğimize her seans günü özel araçla alınırsınız. Tedaviniz bittiğinde kalan günlerinizi ailenizle birlikte güvenle tatil yaparak geçirirsiniz.
Randevu, bilgi ve danışma talepleriniz için formu doldurabilir ya da doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz.